<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Hesaplı Dogal penis büyütme Hapları penis büyütücüler</title>
	<atom:link href="http://www.penisbuyutucu.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.penisbuyutucu.com</link>
	<description>penis boyu , penisbüyütücü , penis büyütme , penis büyütücü hap , V-pills Vprx penis büyütücü orjinal , Dogal penis büyütücüler, penıs büyütücü, penis uzunlu, penis nasil büyür,penisbüyütme penisbuyutucu.com</description>
	<pubDate>Sun, 30 Nov 2008 15:47:47 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Cinsel Sahiplenme</title>
		<link>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/cinsel-sahiplenme.html</link>
		<comments>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/cinsel-sahiplenme.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:16:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.penisbuyutucu.com/?p=360</guid>
		<description><![CDATA[
Bir topluluk içine beraberce giren kadın ve erkek, topluluktaki diğer kişilerin ilgisiyle karşılaşır. Partnerine gösterilen ilginin sosyal ilgi sınırlarını zorlaması, kişide
bir rahatsızlık yaratır ve çevredekilerde Onun sahibi benim imajını yaratacak bazı hareketler yapmasına sebep olur. Erkek başkaları ile konuşurken onun yanına giderek kravatını düzelten , ceketinin üzerinden hayali bir iplik alan veya tozları silken kadın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/90.jpg" alt="" /><br />
Bir topluluk içine beraberce giren kadın ve erkek, topluluktaki diğer kişilerin ilgisiyle karşılaşır. Partnerine gösterilen ilginin sosyal ilgi sınırlarını zorlaması, kişide<br />
<span id="more-360"></span>bir rahatsızlık yaratır ve çevredekilerde Onun sahibi benim imajını yaratacak bazı hareketler yapmasına sebep olur. Erkek başkaları ile konuşurken onun yanına giderek kravatını düzelten , ceketinin üzerinden hayali bir iplik alan veya tozları silken kadın çevredekilere böyle bir işaret vermek amacını taşımaktadır.Benzer şekilde erkeğin kadına sarılması, elini onun bedeni üzerinde tutması, onunla aşikar bir temas içinde olması da çevredeki insanlara sahipliğini gösteren işaretlerdir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/cinsel-sahiplenme.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel Sorunlarınızı Uzmanına Danışın</title>
		<link>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/cinsel-sorunlarinizi-uzmanina-danisin.html</link>
		<comments>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/cinsel-sorunlarinizi-uzmanina-danisin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:15:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.penisbuyutucu.com/?p=359</guid>
		<description><![CDATA[
Cinsellik; fizyolojik, bilişsel ve davranışsal bileşenler içeren ve gelişimsel ve kültürel etkilerle biçimlenen karmaşık bir oluşumdur. Geçmişte tabu olarak görülen cinsel sorunlar, günümüzde doğal karşılanarak, terapi desteği ile tedavi ediliyor. Erkeklerde androjenlerin cinsel
 dürtü ve davranışları etkilediğini belirten uzmanlar, düşük olan bireylerde tedavi ile bunun normal bir düzene oturtulduğunu kaydetti. Normal erişkin erkeklerde testosteron kan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/65.jpg" alt="" /><br />
Cinsellik; fizyolojik, bilişsel ve davranışsal bileşenler içeren ve gelişimsel ve kültürel etkilerle biçimlenen karmaşık bir oluşumdur. Geçmişte tabu olarak görülen cinsel sorunlar, günümüzde doğal karşılanarak, terapi desteği ile tedavi ediliyor. Erkeklerde androjenlerin cinsel<br />
<span id="more-359"></span> dürtü ve davranışları etkilediğini belirten uzmanlar, düşük olan bireylerde tedavi ile bunun normal bir düzene oturtulduğunu kaydetti. Normal erişkin erkeklerde testosteron kan düzeylerinin bireysel farklılıklar göstebileceğini ifade eden Uzmanlar, cinsel isteksizliğin sadece hormonlara bağlanamayacağına da dikkat çekiyor. Cinsel isteğin erkekte ve kadında farklı biyolojik belirtilerle gösterdiğini ifade eden uzmanlar, bu tür belirtilen görülmediği bireylerde fizyolojik sorun olabileceğini dile getirdiler. TERAPİNİN AVANTAJLARI * Daha bilimsel ele alınıyor: Cinsellik geçmişteki gibi ilkel yöntemlerle ve cahilce geçiştirilen bir olgu olmaktan çıkarak, her alanda ayrı bir uzmanlık alanı oluşturdu. Cinsel sorunları blulunan kişiler çekinmeden mutlaka bir uzmana görünmeli. Cinsel sorunlar, tek bir nedene bağlı bir yapı oluşturmadığı için, çoğunlukla bir takım çalışması ile psikiyatri, kadın doğum, üroloji, endokrin gibi bilim dalları ile koordineli bir biçimde tedavi ediliyor. * Utanılacak bir sorun değil: Uzmanlar, cinsel terapilerin çift ya da evlilik terapileri ile birlikte yapılması en yüksek başarıya ulaşılmasını sağladığını belirterek, bunun korkulacak ya da utanılacak bir durum oluşturmadığına dikkat çekti. * Cinsel terapi neler içeriyor?: Cinsel terapide, yeniden cinsel eğitim verildiği, insanın kendisini tanımasının sağlandığı, evlilik ya da çift ilişkilerini iyileştirip, indirekt olarak sekste iyilik sağlamaya çalışıldığı ve yatakta performans seyircisi değil oyuncu olmalarının sağlandığı bildirildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/cinsel-sorunlarinizi-uzmanina-danisin.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk da Yaparım Kariyerde</title>
		<link>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/cocuk-da-yaparim-kariyerde.html</link>
		<comments>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/cocuk-da-yaparim-kariyerde.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:14:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.penisbuyutucu.com/?p=358</guid>
		<description><![CDATA[
İş hayatında iyi bir kariyer elde etmek isteyen kadınlar için en önemli sorunlardan biri çocuk yapmaktır. Eğer işinizde belli bir yere gelmek istiyorsanız, bebek dünyaya getirmenin zamanını oldukça iyi ayarlamanız gerekiyor. Bu durumda 20 li yaşların
 başı ve 30 ların ortası sizin için en doğru dönemler olabilir. Çünkü çocuk yapmak ve aynı zamanda kariyere devam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/29.jpg" alt="" /><br />
İş hayatında iyi bir kariyer elde etmek isteyen kadınlar için en önemli sorunlardan biri çocuk yapmaktır. Eğer işinizde belli bir yere gelmek istiyorsanız, bebek dünyaya getirmenin zamanını oldukça iyi ayarlamanız gerekiyor. Bu durumda 20 li yaşların<br />
<span id="more-358"></span> başı ve 30 ların ortası sizin için en doğru dönemler olabilir. Çünkü çocuk yapmak ve aynı zamanda kariyere devam etmek için, kariyerin başlangıç dönemi, yani 20-25 yaşlar arası çok uygun. Bu yaşlarda hem işi yeni öğrenmeye başlamışsınızdır, hem de doğumdan sonra izinle geçen zamanın boşluğunu rahatlıkla doldurabilirsiniz. 30 lu yaşlardaysa artık belirli bir yere gelmişsinizdir ve sadece işleri takip etmeniz gerekir. 35 yaşında olup da belirli bir mevkie gelmek isteyen kadınların, özellikle de iki çocuk isteyen kadınların durumu oldukça karışık. Çünkü bu yaşlarda doğum yapan kadının yeniden iş hayatına başlaması çok uzun zaman alır. Bu da kadının iş bulmasını güçleştirebilir. Şirkette belirli bir konumunuz olsun Bir çocuk yapmayı planlamadan önce işyerinizde üç, dört yıldır çalışıyor olmaya özen gösterin. Böylelikle çalıştığınız zaman içinde kendi alanınızı daha iyi tanıyabilirsiniz. Ayrıca iş arkadaşlarınızı da yeterince tanımış olursunuz. Müdürünüz de artık sizin bu işi ne kadar iyi yaptığınızın bilincindedir. Bu nokta anne adayı için oldukça önemlidir. Eğer müdürünüz için değerli bir elemansanız, onunla masaya oturma şansınız da var demektir. Hamile olduğumu nasıl söylemeliyim? İş yerinde hamile olduğunuzu söylemeniz gereken ilk kişi patronunuzdur. Tabii bunu söylemenin de uygun bir zamanı var. Küçük sırrınızı patronunuzla paylaşmak için düşük tehlikesinin ortadan kalktığı 4., 5. ayları seçin. Görüşmeden önce yokluğunuzda yerinizi kimin doldurabileceğini de düşünün. Ne de olsa bu konuşma sırasında sadece bebeğin doğum tarihinden ve sizin sağlık durumunuzdan bahsedilmeyecek. Yokluğunuzun nasıl hissedilmeyeceği de önemli bir konu. Yaptığınız işi ve arkadaşlarınızın niteliklerini gözden geçirerek, yerinize uygun birini önerebilirsiniz. Böylece işinize ne kadar değer verdiğinizi göstermiş olursunuz. Doğum gerçekleşene kadar işinizin bir bölümünü evden bilgisayarla ya da yarım gün şirkete uğrayarak yapmaya devam etmeyi önerebilirsiniz. Unutmayın ki göreviniz ne olursa olsun, işi parçalara ayırabilirsiniz. Hala eskisi gibi olduğunuzu gösterin Hamilelik döneminizde dikkat etmeniz gereken noktalar şunlar: -Değişen birşey olmadığını, hala eski siz olduğunuzu gösterin. Böylece hamilelerin zor işlerin altından kalkamadıkları önyargısını yıkabilirsiniz. -Çiçek desenli veya gereğinden bol bluzlar giymeyin. İş kadını kıyafetlerinizi gardırobunuzdan eksik etmeyin. Unutmayın; siz bir profesyonelsiniz. -Çalışırken işinize konsantre olduğunuzu gösterin. Sağlık durumunuzla ilgili ya da bebeğin adının ne olacağına dair düşüncelerinizi iş hayatınıza taşımayın. İşyerinde iyi bir konumdaysanız, hamileliğinizin son günlerinde evden çalışmaya dikkat edin. Çünkü üst düzey konumundaki bir kadının çabuk yorulması, karnı sığmadığı için çalışma masasında zorluklarla karşılaşması, imajınıza büyük bir tezat oluşturabilir. Kendinizi hazır hissediyor musunuz? Tekrar çalışmaya, kendinizi hasır hissettiğiniz zaman başlayın. Zaten patronunuz da konsantre olamayan, sürekli bebeğini düşünen bir anneyle çalışmak istemez. Kendinizi çalışmaya hazır hissettiğinizde ve bebek memeden kesildiğinde çalışmaya başlamak sizin için en uygun zaman. Ayrıca çocuğunuzu bakıcıyla yetiştirmeye hazır olup olmadığınız sorusuna da cevap bulmanız gerekir. Doğumdan sonra patronunuza her şeyin düzene girdiğini hissettirin. Çocuk hakkında fazla konuşmamaya, masanızın üzerini resimlerle doldurmamaya ve onu çalıştığınız yere getirmemeye dikkat edin. Unutmayın orası sizin iş yeriniz ve siz bir iş kadınısınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/cocuk-da-yaparim-kariyerde.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Duygusal İhanet</title>
		<link>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/duygusal-ihanet.html</link>
		<comments>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/duygusal-ihanet.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:14:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.penisbuyutucu.com/?p=357</guid>
		<description><![CDATA[
Amerikalı bir uzman, seksüel temas olmasa bile, karşı cinsle yakın dostluk ilişkilerinin ‘duygusal aldatma’, hatta ‘zina’ olduğunu savunuyor. Buna göre, evli olmanıza karşın, karşıt cinsten bir kişiyle özel yaşamınıza ait sırlarınızı paylaşıyorsanız
ya da işten sonra bir iki kadeh içki eşliğinde sohbet ediyorsanız ‘duygusal ihanet’ içindesiniz. Terapist ve yazar M. Gary Neuman, kaleme aldığı ‘Emotional Infidelity: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/42.jpg" alt="" /><br />
Amerikalı bir uzman, seksüel temas olmasa bile, karşı cinsle yakın dostluk ilişkilerinin ‘duygusal aldatma’, hatta ‘zina’ olduğunu savunuyor. Buna göre, evli olmanıza karşın, karşıt cinsten bir kişiyle özel yaşamınıza ait sırlarınızı paylaşıyorsanız<br />
<span id="more-357"></span>ya da işten sonra bir iki kadeh içki eşliğinde sohbet ediyorsanız ‘duygusal ihanet’ içindesiniz. Terapist ve yazar M. Gary Neuman, kaleme aldığı ‘Emotional Infidelity: How to Affair Proof Your Marriage and 10 Other Secrets to a Great Relationship’ yani adlı kitabında bu yargıya varıyor. Neuman, çok açıkça ‘Hem işyerinde yakın dostluk ilişkisi, hem de iyi bir evlilik mümkün değil’ diyor. Gary Neuman, seks olmasa bile, evlilik dışındaki kadın-erkek ilişkilerini ‘zina’ diye niteliyor. Neuman’ın görüşleri ‘aşırı’ bulunurken, yazarı şiddetle eleştirenler bile temel tezinin doğruluğuna dikkat çekiyorlar. Buna göre, karşıt cinsler arasındaki yakın dostluklar evlilik yaşamına zarar verme potansiyeline sahip. Sadakatsizlik konusunda uzman olan Shirley Glass, işyeri arkadaşlıklarının kaygı verici olduğunu belirterek ‘Birçok aşk ilişkisi böyle başlar’ diye belirtiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/duygusal-ihanet.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İdeal Cinsel İlişki</title>
		<link>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/ideal-cinsel-iliski.html</link>
		<comments>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/ideal-cinsel-iliski.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:13:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.penisbuyutucu.com/?p=356</guid>
		<description><![CDATA[
İdeal bir cinsel ilişki ve sıklık derecesi, günümüzde en çok merak edilen konulardan biri&#8230; Uzmanlar ise ideal cinsel ilişki ve sıklığının çiftlere göre değişebileceğini belirtiyor. Her kadın ve erkeğin cinselliğe ilgisinin, cinsel etkinlik gereksiniminin farklı
olacağını belirten uzmanlar, aynı birey için de yaşamının farklı dönemlerinde, kişiye, ilişkiye ve ortama ilişkin bir çok etkene göre değişiklikler olacağını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/109.jpg" alt="" /><br />
İdeal bir cinsel ilişki ve sıklık derecesi, günümüzde en çok merak edilen konulardan biri&#8230; Uzmanlar ise ideal cinsel ilişki ve sıklığının çiftlere göre değişebileceğini belirtiyor. Her kadın ve erkeğin cinselliğe ilgisinin, cinsel etkinlik gereksiniminin farklı<br />
<span id="more-356"></span>olacağını belirten uzmanlar, aynı birey için de yaşamının farklı dönemlerinde, kişiye, ilişkiye ve ortama ilişkin bir çok etkene göre değişiklikler olacağını kaydetti. Cinselliğin bir çok alanında olduğu gibi, istenen cinsel ilişki sıklığı için de standartlardan söz etmenin doğru olmayacağını vurgulayan uzmanlar, yapılan araştırmalarda, cinsel yaşamlarını sorunsuz kabul eden gönüllü çiftlerin ortalama olarak haftada iki kez cinsel ilişkide bulunmak istediklerinin görüldüğünü kaydetti. GENELLEME YANLIŞ Uzmanlar, bu konuda yapılan araştırmaların tam olarak gerçeği yansıtamayacağına dikkat çekerek, insan yaşamına ilişkin konularda, ortalama değerlerin toplumun normal i olarak değil, toplumdaki insanların çoğunluğunun taşıdığı özellikler olarak düşünülmesi gerektiğini, aynı toplumda değerlerin dışında kalan bir çok kişinin olacağı ifade edildi. KİŞİLER BELİRLER Bir çok kişinin, kendisinin de eşinin de cinsel isteğine ve yaşam koşullarına bakmaksızın, doğru ya da gerekli olduğuna inandığı bir sıklıkta cinsel ilişki kurmak gerektiğini düşündüğünü ve bu gerçekleşmediğinde cinsel yaşamını doyumsuz bulduğunu vurgulayan uzmanlar, kişinin gerekli bulduğu cinsel ilişki sıklığının, günde bir kaç kere ya da yılda bir kere olabileceğini dile getiriyor. SIKLIKTA UYUŞAMAMAK İstenen cinsel ilişki sıklığında uyuşamamanın, çift için önemli bir cinsel sorun kaynağı olduğunu ifade eden uzmanlar, her zaman bu sorunun altında gerçek bir cinsel işlev bozukluğu bulunmadığını dile getirdiler. Uzmanlar, cinsel olarak farklı düşünen çiftlerin konuşarak ortak bir noktada birleşebileceklerini vurguladılar. bunun da cinsel uyumu sağladığını ifade ettiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/ideal-cinsel-iliski.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İletişimsizlik Cinsel Tatminsizlik Nedeni</title>
		<link>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/iletisimsizlik-cinsel-tatminsizlik-nedeni.html</link>
		<comments>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/iletisimsizlik-cinsel-tatminsizlik-nedeni.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:12:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.penisbuyutucu.com/?p=355</guid>
		<description><![CDATA[
Eşine cinsel isteğini ifade edemeyen kadınlar, ‘kötü’ olarak damgalanma kaygısı taşıyor. Uzmanlar, “cinsel partnerinize kendinizi ifade edip, beklentilerini sorun” diyorlar. Uzmanlar, eşler arasında yaşanan cinsel uyumsuzluk ya da cinsel
tatminsizliğin önemli nedenlerinden birinin de partnerler arasındaki iletişim eksikliği olduğunu vurguladı. “Gerçekten bana ilgi gösterseydin, benim neden hoşlandığımı bilirdin” mantığının yanlış olduğunu savunan uzmanlar, istenen ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/123.jpg" alt="" /><br />
Eşine cinsel isteğini ifade edemeyen kadınlar, ‘kötü’ olarak damgalanma kaygısı taşıyor. Uzmanlar, “cinsel partnerinize kendinizi ifade edip, beklentilerini sorun” diyorlar. Uzmanlar, eşler arasında yaşanan cinsel uyumsuzluk ya da cinsel<br />
<span id="more-355"></span>tatminsizliğin önemli nedenlerinden birinin de partnerler arasındaki iletişim eksikliği olduğunu vurguladı. “Gerçekten bana ilgi gösterseydin, benim neden hoşlandığımı bilirdin” mantığının yanlış olduğunu savunan uzmanlar, istenen ya da tercih edilen ilişkinin eşler arasında konuşulmamasının, cinsel etkinlikte tatminsizliğe yol açtığını ve bu durumun yıllarca devam ettiğini belirttiler. Uzmanlar “Bazı hekimler tarafından ‘düşünce okunması’ olarak adlandırılan bu tarz bir iletişim sorunu, birçok çiftin hayatlarının diğer anlarında geliştirdikleri bir alışkanlıktır. Yaralanmaktan ya da diğer kişinin egosunu yaralamaktan korkan her birey, partnerinin ne istediğine kendisi karar vermeye çalışır. Bu yüzden de sanmalarla yürüyen ilişkilerde, eşler hep karşı tarafın kendisini anlamasını bekler. Sonuçta da ileşitim bozukluğu yaşanır” şeklinde konuştular.Çözüm: Sorunu halletmenin en iyi yolunun, beklentileri ifade edip, karşıdaki insanların beklentilerini sormaktan geçtiğine işaret eden uzmanlar, normal yaşamda da geçerli olan bu durumun, cinselliğin daha iyi yaşanmasında etkili olacağını belirtti. Cinsel isteğini eşine ifade edemeyen kadınların, ‘isteğini kocasına söyleyen kadının kötü olarak damgalanacağı’ kaygısını taşıdığını kaydeden uzmanlar, “Bu da eşler arasındaki cinsel iletişimi bozmakta ve cinsel istek bozukluğundan tutun uyarılma ve orgazm bozukluklarına kadar birçok durumun karşımıza çıkmasına neden olmaktadır. Çözüm ise anlaşılmayı beklemek yerine kendinizi ifade etmeniz, karşıdakini anlamaya çalışmak yerine sormaktan geçiyor” görüşlerinde birleştiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/iletisimsizlik-cinsel-tatminsizlik-nedeni.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İmpotans (ereksiyon güçlüğü)</title>
		<link>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/impotans-ereksiyon-guclugu.html</link>
		<comments>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/impotans-ereksiyon-guclugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:11:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.penisbuyutucu.com/?p=354</guid>
		<description><![CDATA[
Erkeklerde erektif güçlükler, primer veya sekonder olarak ortaya çıkabilir. Primer ereksiyon güçlüğü (yeterli ereksiyon sağlayamama), nadir olarak görülür ve cinsel performansa ilişkin yüksek düzeyde anksieteden kaynaklanır.
Tedavisi anksietenin psikoterapi ile giderilmesidir. Sekonder erektif güçlüklere oldukça sık rastlanır. Masters ve Johnson a göre, bir erkek, koitus olanaklarının % 25 inde ereksiyon sağlayamazsa, sekonder ereksiyon güçlüğünden bahsedilebilir. % [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/116.jpg" alt="" /><br />
Erkeklerde erektif güçlükler, primer veya sekonder olarak ortaya çıkabilir. Primer ereksiyon güçlüğü (yeterli ereksiyon sağlayamama), nadir olarak görülür ve cinsel performansa ilişkin yüksek düzeyde anksieteden kaynaklanır.<br />
<span id="more-354"></span>Tedavisi anksietenin psikoterapi ile giderilmesidir. Sekonder erektif güçlüklere oldukça sık rastlanır. Masters ve Johnson a göre, bir erkek, koitus olanaklarının % 25 inde ereksiyon sağlayamazsa, sekonder ereksiyon güçlüğünden bahsedilebilir. % 25 oranı kesin bir sınır değildir, eğer bir hasta, çok seyrek olmamak koşuluyla ereksiyon güçlüğünden yakınıyorsa, değerlendirilmesi gerekir. Sekonder ereksiyon kaybı, psikolojik kaynaklı olabilir veya organik hastalıklara veya farmakolojik maddelere, sekonder olarak ortaya çıkabilir. Psikojenik ereksiyon kaybı, en fazla erken ejakülasyon öyküsü olanlarda veya akut alkol intoksikasyonlarından sonra görülür.</p>
<p>Bunların dışında, aşırı dini inançlar, baskılayıcı anne-baba, olası bir homoseksüellik kaygısı, veya kronik stresle de ilişkili olabilir. Bunların çoğunda da, performans anksietesi olayın temelini oluşturur. Genel olarak, organik nedenlere bağlı ereksiyon kayıpları, hazırlayıcı bir olay olmaksızın, sinsi olarak başlarlar. Fonksiyon kaybı kalıcıdır, giderek kötüleşir ve diğer koşullarda da ereksiyon olmaz (gece ereksiyonları, mastürbasyon, erotik durumlar gibi), cinsel istek kaybı ise olmayabilir. Psikojenik nedenlere bağlı ereksiyon kayıpları ise tersine, hazırlayıcı bir olayı izleyerek, ani olarak başlar. Daha sonraları da ereksiyon kaybı geçici, zaman zaman ortaya çıkan ve geçici niteliktedir.</p>
<p>Her durumda ve her eşle görülmez. Ön sevişme sırasında ereksiyon olduğu halde daha sonra ereksiyonun kaybı, özellikle sık görülür. Psikojenik ereksiyon güçlüğü olan erkekler genellikle mastürbasyonla ereksiyon sağlayabilirler ve gece ereksiyonları devam eder. Son zamanlara kadar ereksiyon güçlüklerinin % 80-90 ının psikojenik nedenlere, % 10-20 sinin ise organik nedenlere bağlı olduğu söylenirdi. Son zamanlarda, bazı araştırmacılar organik kaynaklı erektif sorunların oranının daha yüksek olduğunu ileri sürmektedirler. Organik Ereksiyon Kayıpları Organik ereksiyon kaybı, dört grup hastalığın seyri sırasında görülür.</p>
<p>l- Endokrin Nadir bazı vakalarda, cinsel fonksiyon bozukluğu, düşük serum testosteronunu ve testiküler yetmezliğe sekonder olarak ortaya çıkar. Serum testosteronunun belirlenmesi tanıya yardımcı olur. Ereksiyon kaybı ile birlikte yüksek prolaktin düzeyi ise prolaktin salgılayan hipofiz tümörü düşündürür. Bu tip tümörlerin cerrahi tedavisiyle iyi sonuç alınır. Seksüel disfonksiyonlar, diyabet mellitusla birlikte, üç değişik şekilde, sık olarak görülürler: a)Bir ölçüde psikojenik erektif kaybı olan diyabetik erkekler. b)Tanı konmamış ve kan şekeri kontrol altına alınmamış diyabetikler. Bu durumda kan şekerinin kontrolü ile sorun büyük ölçüde ortadan kalkar. c)Uzun süreli diyabeti ve diyabetik nöropatisi olan erkeklerde belli bir zaman sonra ereksiyon kaybı ve cinsel tepkisizlik gelişir. Bu kaybın geri dönüştürülmesi genellikle mümkün olmaz. Bu tip hastalara, penis protezi önerilebilir.</p>
<p>2- Vasküler Hastalıklar Genital bölgede kan dolaşımını engelleyen herhangi bir hastalık, ereksiyon güçlüğüne yol açabilir. Örnekler arasında &#8220;penis küçük damar hastalığı&#8221; (penis kan akımının doppler tetkiki ile gösterilebilir), jeneralize obliteratif arteriyel hastalık, aortik bifurkasiyo trombozu ve aort anevrizması sayılabilir.</p>
<p>3- Nörolojik Hastalıklar Spinal kordun genital inervasyonundaki herhangi bir lezyon ereksiyonu, ejakülasyonu veya her ikisini de güçleştirebilir. Bu çok çeşitli sorunlar arasında kord travmaları, kord tümörleri, multipl skleroz, diyabetik nöropati sayılabilir.</p>
<p>4- Genel olarak güçsüzlüğe neden olan hastalıklar Bu tip hastalıklar arasında, karsinomatozis, kronik malnütrisyon, açlık sayılabilir. Organik bir nedene bağlı olarak cinsel fonksiyon kaybına uğrayan hastaların dikkatle değerlendirilmesi gerekir. Bazı hastaların ilk yakınması seksüel disfonksiyon olmakla birlikte, çoğunlukla, seksüel bozukluk organik hastalığı uzun süredir bilinmekte olan kişilerde görülür.</p>
<p>Her iki durumda da, uzman bir hekimin hastanın fiziksel sağlığını tekrar değerlendirmesi gerekir. Farmakolojik Ereksiyon Zorlukları Alkol (akut intoksikasyonu ve kronik kullanıma bağlı fiziksel hasarları) ve alışkanlık yapan ilaçların dışında, cinsel istek, ereksiyon, ejakülasyon ve orgazmı olumsuz yönde etkileyen farmakolojik maddeler üç ana başlık altında toplanabilir:</p>
<p>l- Antihipertansif ilaçlar (diüretikler dahil)</p>
<p>2- Antidepressan ve antipsikotik ilaçlar</p>
<p>3- Antiülser ilaçları (antiasitlerin dışında) Otonom sinir sistemini etkileyen veya kuvvetli sedatif etkileri olan bütün ilaçlar bazı kişilerde cinsel fonksiyon değişikliklerine neden olabilir. Bu fonksiyon değişikliği sıklıkla doza bağlı ve idiosenkratiktir (özel duruma bağlı), bu nedenle ilacın cinsi veya dozu değiştirildiğinde cinsel sorun ortadan kalkabilir. Alkol kullanımının, cinsel fonksiyon bozukluklarının sık görülen bir nedeni olduğu unutulmamalıdır. Cinsel fonksiyon bozukluğu nedeniyle alınan öykü, mutlaka alkol ve diğer bağımlılık yapan maddelere ilişkin bilgiyi kapsamalıdır. Psikojenik Ereksyjon Kaybı 40 yaşına gelmiş bir erkek, yaşamında en az bir kez ereksiyon sağlamayı istediği halde gerçekleştirememiştir. Bu durumla karşılaşan erkekler, iki davranış şeklinden birini seçerler. Bazı erkekler olayı bir miktar üzüntü duyarak ve kederlenerek geçiştirirler. Diğerleri ise olay karşısında endişeye ve paniğe kapılırlar, bir şeylerin bozulduğunu ve bir daha hiçbir zaman eski haline dönemeyeceğini düşünürler. Daha sonraki deneyimlerinde, ilk gruptaki erkekler, bir önceki başarısızlığı pek akıllarına bile getirmezken, ikinci gruptakiler, kendilerini sürekli olarak denetlemeye ve performanslarını sorgulamaya başlarlar. Biz bu duruma &#8220;seyircilik etmek&#8221; diyoruz.</p>
<p>Cinsel fonksiyon bozukluğu olan kadın ve erkeklerin çoğu, kendi kendilerine seyircilik etmeye başlarlar ve böyle yaptıkları için, giderek kendi cinsel coşku ve zevklerini daha fazla engellerler. Psikojenik ereksiyon kaybı, kaybın nedeni olan performans anksiyetesinin tedavisiyle ortadan kaldırılabilir. &#8220;Seyircilik etme&#8221;ye, süreci tanımlayarak, her iki eşe olan zararlı etkilerini anlatarak ve kontrol altına alınması özendirilerek, engel olunabilir. Sürecin kontrol edilebilmesi için, öncelikle farkına varılması şarttır. Kişiler dikkatlerini performanslarına değil, cinsel ilişkiden zevk almaya yönelttiklerinde, bunu başarabilecek şekilde kendilerini denetlemeyi öğrendiklerinde, sorun ortadan kalkacaktır.</p>
<p>Eşler, ilgilerini duyguları üzerine toplamaya, beyinlerini düşünceler yerine, bu duygularla doldurmaya özendirilmelidir. Performans anksiyetesi, eşlere geçici bir süre için cinsel ilişkiyi &#8220;yasaklamak&#8221;la da giderilebilir. Eşler koitus hariç her türlü ön sevişme deneyimine girişebilirler. Koitusun yasaklanması, ereksiyon olup olmayacağı yolunda duyulan anksiyeteyi ortadan kaldırır. Bu durumda da, çoğunlukla ereksiyon gerçekleşir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/impotans-ereksiyon-guclugu.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlar Flörtte Daha Başarılı</title>
		<link>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/kadinlar-flortte-daha-basarili.html</link>
		<comments>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/kadinlar-flortte-daha-basarili.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:10:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.penisbuyutucu.com/?p=353</guid>
		<description><![CDATA[
Flörtte erkekler daha çok atağa geçiyor, ama kadınlar daha başarılı. İtalyanlar flörtte aceleci, Fransızlar telaşsız. En kolayı evli erkekleri baştan çıkarmak. Şampanya ve krem şantili çilek baş döndürüyor Aşk romanları yayımlayan bir Alman
 kitabevinin araştırması ülkeden ülkeye insanların farklı amaçlarla, farklı biçimde flört ettiğini gösterdi. 18 ülkeden 4 binden fazla kişinin katıldığı ankete göre Fransızlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/107.jpg" alt="" /><br />
Flörtte erkekler daha çok atağa geçiyor, ama kadınlar daha başarılı. İtalyanlar flörtte aceleci, Fransızlar telaşsız. En kolayı evli erkekleri baştan çıkarmak. Şampanya ve krem şantili çilek baş döndürüyor Aşk romanları yayımlayan bir Alman<br />
<span id="more-353"></span> kitabevinin araştırması ülkeden ülkeye insanların farklı amaçlarla, farklı biçimde flört ettiğini gösterdi. 18 ülkeden 4 binden fazla kişinin katıldığı ankete göre Fransızlar sadece flört etmek için flört ediyor . Erkeklerin sadece yüzde 5 i cinsellik amacıyla flört ettiklerini söylerken Fransız kadınların flört ederken cinsellik amacı yok. Fransızların yüzde 47.6 sı insani içgüdülerin, yüzde 27.7 si aşkın kişileri flört etmeye ittiği görüşünde. Almanların ise yüzde 25 i seks için flört ediyor, sadece yüzde 8.5 i flörtün sebebinin aşk olduğunu söylüyor. Nasıl flört etmekten hoşlanırsınız? sorusunun yanıtı da ülkeden ülkeye farklı. Usta flörtçü Fransızlar acele etmiyor. Alman ın aklı sekste Almanlar, çabucak sonuca ulaşan ve ani flörtlerden hoşlanıyor. Daha kuzeye inildiğinde insanlar, karşılarındakinin açıkça isteklerini belirtmesini istiyor. İtalyan erkekler flört ederken aceleci davranırken, kadınlar zamana yayıyor. Ankete katılanlara, para, güç, şöhret ve güzellik arasında en karşı konulmazın hangisi olduğu da soruldu. Japonya hariç, diğer ülkelerde güzellik seçildi. Japon erkeklerinin yüzde 60 ı, kadınların ise yüzde 42 si &#8220;Para baştan çıkarır&#8221; dedi. Yine aşağı yukarı herkesin hemfikir olduğu bir konu, romantik ve karşısındakinin gururunu okşayanların flört alanında en başarılı oldukları. Yalnız Japonlara göre genç ve seksi olanlar flörtte başarılı oluyor. En seksi yiyecek veya içecek sıralamasında birinciliği şampanya, ikinciliği krem şantili çilek aldı. Ve evli kadınlara bir uyarı: Araştırmaya katılan kadınların yüzde 14 üne göre, en kolayı, evli erkekleri baştan çıkarmak. Zaten araştırmaya katılan evli erkeklerin yarısından fazlası, maceraya atılabileceklerini söylüyor. Bu oran evli kadınlarda yüzde 43.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/kadinlar-flortte-daha-basarili.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kısırlık (infertilite)</title>
		<link>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/kisirlik-infertilite.html</link>
		<comments>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/kisirlik-infertilite.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:09:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.penisbuyutucu.com/?p=352</guid>
		<description><![CDATA[
12 ay boyunca eşlerin herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmamalarına rağmen hamileliğin meydana gelmemesine kısırlık (infertilite) adı verilir. Kısırlığa yol açabilecek çok sayıda psikolojik ve fiziksel sebep bulunmaktadır. Kısırlık problemi olan çiftlerin yaklaşık %85-90 ında olası bir sebep ortaya konabilir.
Uygun tedavi yöntemleri ile (yeni veya pahalı değil uygun !) daha önce hamilelik meydana gelemeyen çiftlerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/106.jpg" alt="" /><br />
12 ay boyunca eşlerin herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmamalarına rağmen hamileliğin meydana gelmemesine kısırlık (infertilite) adı verilir. Kısırlığa yol açabilecek çok sayıda psikolojik ve fiziksel sebep bulunmaktadır. Kısırlık problemi olan çiftlerin yaklaşık %85-90 ında olası bir sebep ortaya konabilir.<span id="more-352"></span><br />
Uygun tedavi yöntemleri ile (yeni veya pahalı değil uygun !) daha önce hamilelik meydana gelemeyen çiftlerin %50-60 ında hamilelik meydana gelebilmektedir. Her hangi bir ilaç veya cerrahi tedavi yöntemi uygulanmadığı halde kısır çiftlerin %15-20 sinde hamilelik meydana gelmektedir. Kısırlığın neden olabileceği en önemli problemler çocuk doğuramamamın ötesinde ev içi geçimsizlikler, boşanmalar ve psikolojik sorunlardır.</p>
<p>Genel olarak ikiye ayrılır: (1) Primer infertilite : daha önce hamilelik geçirmemiş bir çiftin en az bir yıl boyunca herhangi bir şekilde korunmamalarına rağmen hamileliğin meydana gelmemesine, (2)Sekonder infertilite: daha önce hamilelik geçirmiş bir çiftin tekrar hamilelik meydana getirememesine verilen isimlerdir. Tüm kısırlıkların yaklaşık olarak %30-40 ı erkekten kaynaklanmaktadır. Erkekte kısırlığa neden olabilen faktörler: retrograd ejakülasyon (meninin geri kaçması ?), impotans, hormon eksikliği, çevresel kirleticiler, cinsel yolla bulaşan hastalık sonrası problemler, sperm sayısında azalma. Marijuana, simetidin, spironolakton, nitrofurantoin gibi madde ve ilaçlar da erkeklerde kısırlığa neden olabilir. Kadında kısırlığa neden olabilecek nedenler: cinsel yolla bulaşan hastalık sonrası problemler, endometriozis, ovülasyon (yumurtlama) bozuklukları, yetersiz beslenme, hormon dengesizlikleri, over kistleri, pelvik enfeksiyon, tümörler, iç cinsel organlarda sorunlar. Kısırlıkların %40-50 si kadınlardaki problemlerden kaynaklanmaktadır. Kısırlığın yaklaşık %10-30 u da çiftlerin her ikisinden kaynaklanıyor olabileceği gibi, her hangi bir sebep de bulunamayabilir.</p>
<p>Yaklaşık olarak eşlerin %10-20 si bir yıl boyunca çaba harcamalarına rağmen hamilelik gerçekleşmeyebilmektedir. En az bir yıl boyunca hamilelik için çabalamak gerektiği unutulmamalıdır; 30 yaşın altındaki (eşlerin her biri) düzenli olarak cinsel ilişkide bulunan sağlıklı eşlerde bir ay içerisinde hamilelik gelişme olasılığı %25-30 civarındadır. Bir kadın için en yüksek doğurganlık yaşı 20 li yaşların ilk yıllarıdır. 30 yaşın üzerindeki kadınlarda (özellikle de 35 yaşın üzerinde ise) hamile kalma olasılığı ayda %10 un altına düşer. Yaşla ilgili etkenlere ilave olarak, kısırlık riski aşağıdaki durumlarda artar: - birden fazla kişi ile cinsel ilişkisi olmak (icnsel yolla bulaşan hastalıkların riski de artar) - cinsel yolla bulaşan hastalığı olmak / geçirmek - Pelvik inflamatuvar hastalık geçirmek (her hastalık heçiren 100 kadından %10-15 inde kısırlık gelişebilmektedir) - erkeklerde orişit veya epididimit geçirme - erkeklerde kabakulak - erkeklerde varikosel - dietil-stil bestrol isimli ilacın bir nedenle kullanılması - kadınlarda beslenme bozuklukları - ovülasyonsuz (yumurtasız) adet görme - endometriozis - miyom (myom) veya servikal tıkanıklık - kronik hastalıklar (şeker hastalığı gibi)</p>
<p>Korunma Kısırlık sıklıkla cinsel yolla bulaşan hastalıklarla ilişkili olduğundan, güvenli seks alışkanlıklarının edinilmesi gelecekteki kısırlık durumunu azaltmada etkili bir yol olabilir. Gonore ve klamidya enfeksiyonları, cinsel yolla bulaşan hastalıklarla ilişkili infertilitenin en sık iki nedenidir. Bu hastalıklar sıklıkla belirti vermez, ancak ileride salpinjit veya pelvik inflamatuvar hastalık gelişme olasılığı yüksektir. Salpinjit ve pelvik inflamatuvar hastalık gibi inflamasyonla seyreden hastalıklar fallop tüplerinde yapışıklığa neden olarak öncelikle üreme yeteneğini azaltırlar, sonrasında infertiliteye ve daha ileride yalancı gebeliklere (ektopik gebelik) neden olurlar.</p>
<p>Bazı doğum kontrol yöntemlerinin ileride kısırlık meydana getirme olasılığı diğerlerine göre daha yüksektir: örneğin rahim içi araç (RİA) gibi. RİA daha önce çocuk doğurmayan kadınlarda önerilmemektedir. RİA kullanmayı tercih edecek kadınlar, kullanım sonrası kısırlık gelişme riskini göz ardı etmemelidirler. Belirtiler - hamile kalamama - çocuk sahibi olamamaya bağlı çeşitli duygusal problemler. Tanı Tanıda eşlerin birlikte muayenesi ve değerlendirilmesi esastır. Tanı amacı ile yapılabilecek testler şöyle sıralanabilir: - sperm (meni) analizi : 2-3 günlük cinsel ilişkiden sonra örnek toplanır ve sperm sayısı, hareketliliği ve şekilleri incelenir. - bazal vücut ısısının ölçümü: her sabah yataktan kalkmadan önce kadının beden ısısı ölçülür, 0.5-1.0 kadar yükselme gözlendiğinde yumurtlama olduğu düşünülebilir. - adet kanaması sırasında servikal mukusun (akıntının) niteliği takip edilir (nemliliği, gerilebilirliği); kayganlığı artmış mukus ovülasyon dönemini düşündürür. - post-koital test (cinsel ilişki sonrası testi): sperm ile servikal akıntı arasındaki etkileşimin incelenmesi amacı ile yapılır.</p>
<p>Cinsel ilişkiden 2-8 saat sonra kadından servikal sıvı örneği alınır. - kanda progesteron hormonu ölçümü - endometrial biyopsi - testis biyopsisi (nadiren gerekir) - idrarda luteinize edici hormon (LH) ölçümü (bu işlem hazır kitlerle evlerde yapılabilir): ovülasyon zamanını tahmin etmek ve buna uygun cinsel ilişki zamanını belirlemek için kullanılır. - kan hormon testleri (eşlerin her birinde) - histerosalpingografi (HSG) : rontgende görülebilen boyar madde verilerek serviks, uterus (rahim) ve fallop tüplerinin durumu incelenir. - pelvik boşluğun görüntülenmesi için laparoskopi (karnın ameliyatla açılarak incelenmesi) - kadınlarda eğer kist varsa pelvik muayene Tedavi Tedavi, kısırlığın nedenine bağlı olarak değişiklik gösterir. Basit bir bilgilendirmeden ilaç kullanımına ve in vitro fertilizasyon adı verilen oldukça komplike yöntemlere kadar değişik tedavi yöntemleri kullanılabilir.</p>
<p>Eşlerle olayın psikolojik ve duygusal yönlerini konuşmak ve tartışmak son derece önemlidir. Yeni tedavi yöntemleri açıklandıkça kısırlık problemi olan çiftlerde yeni ümitlerin meydana gelmesi ve sonucunda bazı çiftlerin bu yöntemlerden fayda görmemesi sonucu yeni psikolojik sıkıntıların gelişmesi olasıdır. Kısırlık konusunda ulusal düzeyde faaliyet gösteren kuruluşlara danışılması, kısırlık problemi yaşayan çiftlerin çare arayışlarının suistimal edilmemesi açısından önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/kisirlik-infertilite.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kızlık Zarı (hymen)</title>
		<link>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/kizlik-zari-hymen.html</link>
		<comments>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/kizlik-zari-hymen.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:08:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.penisbuyutucu.com/?p=351</guid>
		<description><![CDATA[
Eski Yunanlılarda düğün günü gelin götürülürken söylenen şarkılara HYMENAOUS derlerdi. Düğün tanrısının da adı HYMENAOUS idi.
Zifaf gecesi kızlık zarı bu tanrıya adandığı için bu zarın adına HYMEN denilmiştir. Bazı bilim adamları kızlık zarını, adet görünceye kadar vajenive rahmi dışarıdan gelebilecek mikroplara karşı koruyan bir oluşum olarak, bazıları da sadece bir doku kalıntısı olarak değerlendirirler. Kızlık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/131.jpg" alt="" /><br />
Eski Yunanlılarda düğün günü gelin götürülürken söylenen şarkılara HYMENAOUS derlerdi. Düğün tanrısının da adı HYMENAOUS idi.<br />
<span id="more-351"></span>Zifaf gecesi kızlık zarı bu tanrıya adandığı için bu zarın adına HYMEN denilmiştir. Bazı bilim adamları kızlık zarını, adet görünceye kadar vajenive rahmi dışarıdan gelebilecek mikroplara karşı koruyan bir oluşum olarak, bazıları da sadece bir doku kalıntısı olarak değerlendirirler. Kızlık halkası, bekaret zarı, kızlık perdesi gibi isimlerin de verildiği hymen, vagina mukozasının devamından ve vagina ağzında bir kıvrıntı meydana getirmesinden oluşmuş bir zardır. Hymen kaynaşmış paramezonefrik kanalların kauda ucuna, ürogenital sinustan ayıran membranöz bir yapıdır. Kızlık zarı vajina (dölyolu) girişinde yaklaşık 1-2 cm. içeridedir. Vestibuluma bakan bir ön yüzü ve vaginal kanala bakan arka yüzü vardır. Ön yüzü daha çok deri, arka yüzü ise mukoza karakterindedir.</p>
<p>Yokluğu çok nadirdir. Hymenin ortasında normal olarak menstruasyon kanının ve sekresyonların akması için bir açıklık vardır. Hymenin biri vagina duvarına yapışık, diğeri serbest açıklığı çevreleyen iki kenarı vardır. Hymen çocukluk çağında dış ortamdan gelebilecek mikroorganizmalara ve yabancı cisimlere karşı doğal bir koruma aracıdır. Daha sonra adolesans çağında hormonal dengenin değişmesi ile birlikte olgunlaşan vagina ve vaginadan gelişen flora nedeni ile hymenin biyolojik işlevi sona ermektedir. Kızlık zarının sağlam görünüşü onun bakire olduğuna bir delil ise de hymenin kendine özgü yapısı nedeniyle bazı istisnalar söz konusu olabilir. Çok sayıda cinsel temasta bulunan kadınların dahi hymenlerinin yırtılmadığı görülmüştür. Özellikle loblu, kupa kağıdı şeklinde ve çok elastiki hymenler penisinin geçmesiyle genişleyebilmekte, yırtılmaları ancak doğumda mümkün olabilmektedir.</p>
<p>Bu özelliği taşıyan zarlara duhule müsait zarlar denilmektedir. Zarın bu anatomik yapısı ülkemizde çeşitli sosyal ve adli sorunların nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu istisnai haller dışında ilk temasta hymmen daha çok serbest kenardan olmak üzere yırtılır. Kızlık zarının insanlık için önemi öncelikle kültüreldir. Bayanlara olabilecek seksüel saldırıları değerlendirmede kızlık zarı hakkında daha objektif bilgilere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle kızlık zarlarını daha iyi tanımlayabilmek ve morfolojik özelliklerini akılda tutabilmek için bazı sınıflandırmalar yapmak gerekmektedir.</p>
<p>Hymen tipleri çeşitli çalışmalarda aşağıdaki gibi sınıflandırılmıştır. A- Şekillerine göre: 1) Tipik hymenler a) Halka şeklinde hymen (H. annulare) b) Yarımay şeklinde hymen (H. semilunare) c) Dudak şeklinde hymen (H. labiale) 2) Atipik hymenler a) Deliksiz hymenler (H. imperforatus) b) Kalbur biçimde hymen (H. cribriformis) c) Kalbur şeklinde hymen (H. septatus) d) Kupa kağıdı şeklinde hymen B- Karakterine göre: 1) Deliğin karakteri a) Çok küçük delik b) Orta boy delik c) Çok geniş delik 2) Serbest kenarın karakteri a) Düz kenarlı b) İnce tırtıklı (H denticulaire) c) Derin çentikli (loblu hymen) d) Çiçek tacı (H corollaire) e) Saçaklı (H fronge) f) Katmerli C- Mukavemetine göre: 1) Zayıf a) Tül gibi ince 2) Sağlam a) Lifli (H fibroze) b) Tendon kıvamında (H tendinoze) c) Kıkırdağımsı (H kartilajinoze) D- Elastikiyetine göre: 1) Lastik gibi genişleyen 2) Elastik özelliği hiç olmayan 1489 olgu üzerinde yapılan bir çalışmada kızlık zarlarının %93.47’sinin hymen annulaaris, %3.5’inin hymen semilunaris şeklinde oldugu, %29.8’inin ise orta enlikte bulunduğu saptanmıştır. Yine aynı çalışmada olguların % 56,6’sında çentik saptanmış ve zarların %7.7’sinin duhule müsait olduğu belirlenmiştir.</p>
<p>Vaginal girişin ve çevresindeki organların gerilme kapasitesi östrojen hormonuna bağlıdır. Östrojen, zarı pembe-beyaz ve daha kalın yapar. Düşük östrojen düzeyinde ise zar daha kırmızı ve incedir. Biyolojik kızlık zarı konfigurasyonu (şekillenme) genellikle doğumdan önce ortaya çıkar. Kızlık zarının açılması biyolojik mekanizma ve mikroperforasyonlarla oluşur. Genellikle mikroperforasyonların tümü ön taraftadır. Zar şekillenmesinde enfeksiyon, travma ve hormonal nedenlerin meydana getirdiği değişiklikler rol oynar. İlişki dışında nadir olarak bazen uzakdoğu sporu, jimnastik gibi aktif ve normalin dışında bacak açma hareketi yapanlarda, kaza ve bazen düşmelerde yırtılabilir.</p>
<p>Kızlık zarının yırtıldığı ancak muayene sırasında anlaşılır,şöyle oldu-böyle oldu acaba yırtılmış mıdır gibi yorumlar olmaz,tek anlama yolu bir kadın doğum uzmanına muayene olmaktır. Farklı bir yapıya sahip olan kızlık zarının yırtılan kısımları hiç bir zaman kendiliğinden tekrar birleşmez. Eğer içinize bir şey sokmadan sadece sürtünme yoluyla masturbasyon yapılıyorsa kızlık zarı yırtılmaz. İlk ilişkide acı olup olmayacağı; sizin partnerinizle ne kadar uyum içinde olduğunuza ve kızlık zarının tipine de bağlı olmakla beraber yavaş hareket edilecek olursa fazla bir acı vermez. İlk ilişki sırasında kızlık zarı yırtılmazsa bir jinekolog tarafından uyuşturularak size hiç bir acı verilmeden açılabilir.</p>
<p>Genelde ilk ilişki sırasında az bir kanama olur, ancak çok kalın kızlık zarlarında ilk ilişki sırasında kanama fazla olabilir veya durmayabilir, bu durumda doktora müracaat etmeniz gerekir. Kızlık zarı tamiri mümkündür. Bu tamirin ne zaman yapılması gerektiği kızlık zarınızın tipine ve hekiminizin yapacağı ameliyata bağlıdır, bazen bir kaç ay evvel,bazen bir kaç gün evvel bazen de bir yıl önce dikmek gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.penisbuyutucu.com/cinsel-saglik/kizlik-zari-hymen.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
